.

Yine buradayım. Yine Times New Roman, 12. Saat yine 02.00. Yine herkes uyuyor. Yine takıntılıyım, yine aptalım. Yine Neşet Ertaş dinliyorum. Öldüğüm zaman mezarımın yanında Neşet Ertaş şarkı söylesin, pilleri düzenli olarak değiştirilen bir radyodan ya da kasetçalar, cd çalar, spotify her ne boksa. Ölüm uykumda da dinlemek istiyorum çünkü ben ölüm gibi uykularımda dinliyorum. Ölüm gibi uykularımda, ölmüşüm gibi üşürüm ben. Yüzüm nasıl olur? İfadesiz şekilde bakar mı öylece?  

Kendime sorduğum bir soru var. ‘Bütün cevaplara rağmen bu sorular aklımdan çıkmıyor?’. Mesela düğün nasıl geçti, birisi seninle yakınlık kurmaya çalıştı mı, çalışan varsa benimle olduğundan daha fazla mı eğlendin, artık beni silip arkadaşlarınla çekildiğin resmi tekrardan dolabına astın mı, beni hiç merak ediyor musun, benim ettiğim gibi hiç merak ediyor musun, kıskanmıyor musun? 

Daha fazla yazabileceğimi sanmıyorum.  

Yorum bırakın