Boğuk, cızırtılı bir mikrofondan
Birer fısıltı halinde söylediğin sözleri ben, senin hafif, esintiye dayanan bir yaprak gibi dalgalanışını izlerken anlıyorum. Bir ben anlıyorum, bir ben anlayacağım. Savaş çıkınca al bunu, düşmanı vur diyerek verdikleri 7 mermili tabancamın son hakkını, savaş bitince sana getireceğim. Beni vurma görevini yerine sen getireceksin.

Aşıma zehir, yüreğime sözlerin, alnıma bir kurşun, bir son darbe
Farkı yok ya.
Farkı akan bir oluk kan, bir gözyaşı, ağızda tükürük.
İçine bir tutam sen koy
Zehrine saçını
Sözlerine adımı
Kurşuna hayatımı.

Yorum bırakın